(function(){ var s = document.createElement('script'); s.src = 'https://writeacustomerreview.com/review/wix_jsonld.php?instance=bd8ee31d-5734-4aca-9c28-59ffb3d577b8'; s.async = true; (document.head || document.documentElement).appendChild(s); })();
top of page

Hamilelikte Spor: Gebelik Boyunca Güvenli ve Doğru Egzersiz Nasıl Yapılır?

Hamilelikte Spor: Gebelik Boyunca Güvenli ve Doğru Egzersiz Nasıl Yapılır?

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; tıbbi öneri veya kişisel egzersiz reçetesi değildir. Gebelikte egzersize başlamadan ya da mevcut egzersiz programına devam etmeden önce kadın doğum uzmanınızın değerlendirmesini ve onayını alın.

Hamilelikte Spor: Gebelik Boyunca Güvenli ve Doğru Egzersiz Nasıl Yapılır?

Hamilelik, hareket etmeyi bırakmak zorunda olduğunuz bir dönem değildir. Tam tersine, uygun şekilde planlanan fiziksel aktivite; anne adayının fiziksel kapasitesini korumasına, günlük yaşamını daha rahat sürdürmesine ve doğum sonrası döneme hazırlanmasına yardımcı olabilir. Ancak gebelikte egzersizin amacı performansı artırmak değil, bedeni desteklemektir.

Ve bu süreçte ilk kural çok net:

Egzersize başlamadan veya mevcut egzersiz programına devam etmeden önce mutlaka kadın doğum uzmanınızın onayını alın ve gebeliğinizin egzersize uygun olup olmadığını doktorunuzla değerlendirin.

Komplikasyonsuz gebeliklerde Dünya Sağlık Örgütü, haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta aerobik aktiviteyi, buna ek olarak aerobik ve kas güçlendirme çalışmalarının çeşitlendirilmesini öneriyor. Daha önce düzenli olarak yüksek yoğunlukta spor yapan kadınların ise uygun tıbbi değerlendirme ile aktivitelerini sürdürebileceği belirtiliyor.  


Hamilelikte sporun amacı nedir?

Gebelikte antrenmanın hedefi “daha güçlü olmak” veya “daha fazla kilo vermek” değildir.

Amaç;

  • hareket kapasitesini korumak,

  • kasları ve eklemleri desteklemek,

  • günlük yaşamı kolaylaştırmak,

  • dolaşımı desteklemek,

  • fiziksel ve zihinsel iyi oluşu güçlendirmek,

  • doğum ve doğum sonrası döneme hazırlanmak olmalıdır.

Araştırmalar ve uluslararası rehberler, uygun fiziksel aktivitenin gebelikte gestasyonel diyabet, gebelik hipertansiyonu ve aşırı kilo alımı gibi bazı risklerin azaltılmasıyla ilişkili olduğunu gösteriyor.  

Daha önce spor yapıyorsanız

Gebelikten önce düzenli spor yapıyorsanız, gebelikle birlikte her şeyi bırakmanız gerekmeyebilir. Ancak gebelik “performans geliştirme dönemi” değildir.

Daha önce yaptığınız antrenmanın aynısını sürdürmek yerine, doktorunuzun değerlendirmesi ve bedeninizin verdiği sinyaller doğrultusunda hareketlerin türü, süresi, yoğunluğu ve sıklığı yeniden düzenlenebilir.

Yani hedef:

Daha fazla yapmak değil, doğru olanı yapmak.


Daha önce hiç spor yapmadıysanız?

Burada da önemli bir ayrım var.

“Hamileyken spora başlanmaz” demek doğru değildir, ancak çok özenli bir kişiselleştirilmiş çalışma gerektirir.

Sağlıklı bir gebelikte, daha önce düzenli egzersiz yapmamış kişiler de doktorlarının onayıyla düşük yoğunlukta başlayabilir ve kademeli olarak ilerleyebilir. ACOG (Amerikan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları Koleji), yeni başlayanların yavaş başlamasını ve aktiviteyi zaman içinde kademeli olarak artırmasını öneriyor.  

Bu nedenle gebelikte egzersizde kişinin başlangıç noktası, programın en önemli belirleyicilerinden biridir.


Trimesterlara göre egzersiz nasıl değişir?

1. Trimester

İlk trimesterde hormonel değişiklikler, yorgunluk ve bulantı oldukça sık görülebilir. Bu dönemde amaç mevcut hareket alışkanlığını güvenli şekilde sürdürmek veya doktor onayıyla hafif bir egzersiz rutini oluşturmaktır. Yürüyüş, kontrollü kuvvet çalışmaları, mobilite ve uygun nefes egzersizleri iyi seçenekler olabilir. Ancak “kendimi iyi hissediyorum, o zaman daha fazla çalışayım” yaklaşımı doğru değildir.

2. Trimester

Karın büyümeye başladıkça hareketlerin biçimi ve vücudun ağırlık merkezi değişir. Bu dönemde denge, mobilite, kuvvet ve günlük hareket kapasitesi daha fazla önem kazanır.

Özellikle uzun süre sırtüstü pozisyonda yapılan egzersizlerden kaçınmak gerekebilir. NHS, 16. haftadan sonra sırtüstü uzun süre kalmayı gerektiren egzersizlerden kaçınılmasını öneriyor.  

3. Trimester

Üçüncü trimesterde amaç artık performans geliştirmek değil, konforu, hareketliliği ve günlük yaşam kapasitesini desteklemek olmalıdır. Denge değişiklikleri nedeniyle düşme riski taşıyan hareketler yeniden değerlendirilir. Egzersizin süresi ve yoğunluğu kişinin enerjisine ve gebeliğin seyrine göre azaltılabilir. Bu dönemde “daha çok terlemek” kesinlikle “daha iyi antrenman” anlamına gelmez.


Karın egzersizleri ve gebelik

Gebelik ilerledikçe karın bölgesine yönelik egzersizlerin biçimi değiştirilmelidir. Özellikle uzun süre sırtüstü pozisyonda kalmayı gerektiren hareketler gebeliğin ilerleyen dönemlerinde uygun olmayabilir.   Buradaki amaç karın bölgesini tamamen çalıştırmamak değil; gebeliğe uygun hareket seçeneklerini tercih etmektir.


Ne zaman egzersizi bırakmalısınız?

Gebelikte “zorlanmak normaldir” yaklaşımı kullanılmamalıdır. Ağrı, baş dönmesi, bayılma hissi, göğüs ağrısı, ciddi nefes darlığı, vajinal kanama, sıvı gelmesi veya düzenli ağrılı kasılmalar gibi belirtilerde egzersiz bırakılmalı ve sağlık profesyoneline başvurulmalıdır.  

Ayrıca her gebelik farklıdır. Doktorunuzun önerdiği özel kısıtlamalar varsa bunlar her türlü egzersiz programının önünde gelir.


Hamilelikte önemli olan hangi sporu yaptığınız değil, nasıl yaptığınızdır

Gebelikte “hangi egzersiz daha iyi?” sorusunun tek bir cevabı yok. Yürüyüş, kuvvet çalışması, yüzme, mobilite veya başka bir aktivite; kişinin gebelik öncesindeki spor geçmişine, mevcut fiziksel durumuna, gebeliğin seyrine ve doktorunun önerilerine göre değerlendirilebilir. Asıl önemli olan doğru egzersizi, doğru teknikle, doğru yoğunlukta ve doğru zamanda yapmak.

Çünkü gebelikte sporun amacı sınırları zorlamak değil, değişen bedenle birlikte hareket etmeyi öğrenmektir.


Doğru takip, doğru yönlendirme ve kişiye uygun bir egzersiz yaklaşımıyla fiziksel aktivite; gebelik boyunca daha konforlu bir yaşamın ve doğum sonrası döneme daha güçlü bir geçişin önemli parçalarından biri olabilir.

Kadirway Wellness yaklaşımında da hareketi bir “performans testi” olarak değil, kişinin içinde bulunduğu yaşam dönemine uyum sağlayan bir iyi yaşam aracı olarak ele alıyoruz.


Kadir Er | Kadir Way Kurucu Antrenör

Yorumlar


bottom of page