(function(){ var s = document.createElement('script'); s.src = 'https://writeacustomerreview.com/review/wix_jsonld.php?instance=bd8ee31d-5734-4aca-9c28-59ffb3d577b8'; s.async = true; (document.head || document.documentElement).appendChild(s); })();
top of page

Kurumsal Spor Programları Nasıl Tasarlanmalı? Çalışanı Etkinliğe Değil, Harekete Kazandırmak


Kurumsal Spor Programları Nasıl Tasarlanmalı?

Kurumsal Spor Programları Nasıl Tasarlanmalı? Çalışanı Etkinliğe Değil, Harekete Kazandırmak

Şirketlerde spor etkinlikleri son yıllarda çalışan deneyiminin önemli parçalarından biri hâline geldi. Bir tenis günü, grup fitness dersi, doğa yürüyüşü veya şirketler arası spor turnuvası çalışanlar için keyifli deneyimler yaratabilir. Ancak kurumsal spor programlarında önemli bir soru var:

Çalışanlar etkinliğe katılıyor mu, yoksa gerçekten hareket etmeye mi başlıyor?

Bu ikisi aynı şey değildir.


Bir Günlük Etkinlik ile Spor Kültürü Aynı Değildir

Şirket pikniği, spor günü veya tek seferlik bir aktivite çalışanlara güzel bir deneyim sunabilir ve bunun değeri asla küçümsenemez. Ancak sürdürülebilir bir spor kültürü oluşturmak istiyorsak tek seferlik etkinliklerin ötesine geçmek gerekir. Çünkü fiziksel aktivitenin faydaları yalnızca bir gün yapılan etkinlikle sınırlı değildir. İşyerindeki fiziksel aktivite programlarını inceleyen araştırmalar, farklı egzersiz yaklaşımlarının çalışan sağlığı ve iş yapabilme kapasitesi üzerinde olumlu sonuçlar sağlayabildiğini gösteriyor. Bununla birlikte çalışmaların yöntemleri ve programların içeriği birbirinden oldukça farklı. Dolayısıyla “tek bir kurumsal spor modeli herkeste işe yarar” demek mümkün değil. (⁠PubMed)

İyi bir programın ilk şartı: Çalışanı tanımaktır.


Her Şirkete Aynı Program Uygulanamaz

20 kişilik yaratıcı bir ekiple 500 kişilik bir üretim şirketinin ihtiyaçları aynı değildir. Ofis çalışanlarının ihtiyaçlarıyla sahada çalışanların ihtiyaçları da aynı olmayabilir. Yaş grupları, fiziksel uygunluk düzeyleri, çalışma saatleri, lokasyon, şirket kültürü ve çalışanların spora bakışı program tasarımını etkiler. Bu nedenle kurumsal spor programı hazırlanırken önce şu sorular sorulmalıdır:

  • Çalışanlarımızın fiziksel aktivite düzeyi nasıl?

  • En büyük ihtiyaçları ne?

  • Hangi sporları seviyorlar?

  • Daha önce hangi aktiviteleri denediler?

  • Katılımın önündeki engeller neler?

  • Program mesai içinde mi, dışında mı uygulanmalı?

  • Bireysel mi yoksa grup aktiviteleri mi daha uygun?

  • Çalışanların geri bildirimleri nasıl alınacak?

İyi tasarlanmış bir program, bu soruların cevaplarıyla başlar.


Katılım Sayısı Tek Başına Başarı Değildir

Bir kurumsal etkinliğe 100 kişinin katılması elbette güzel bir sonuçtur, ancak asıl soru şudur: O 100 kişi etkinlikten sonra hareket etmeye devam etti mi?


Bu nedenle kurumsal spor programlarının değerlendirilmesinde yalnızca katılımcı sayısına bakmak yerine, katılımın sürekliliği, çalışan memnuniyeti, programın erişilebilirliği ve çalışanların deneyimi gibi göstergeler de dikkate alınabilir. Araştırmalar da fiziksel aktivite müdahalelerinin etkisinin programın yapısı ve uygulama biçimiyle ilişkili olduğunu gösteriyor. Özellikle yüksek katılım ve yeterli uygulama yoğunluğu önemli faktörler arasında değerlendiriliyor. (⁠PubMed)


Spor Seçenekleri Çeşitlendirilmeli

Herkesin aynı sporu sevmesini beklemek gerçekçi değildir. Bir çalışan tenis oynamaktan keyif alabilirken bir başkası fonksiyonel antrenmanı, başka biri yürüyüşü veya açık hava aktivitelerini tercih edebilir. Bu nedenle kurumsal spor programlarında farklı seçenekler sunmak katılımı destekleyebilir.

Örneğin:

Tenis ve raket sporları - Teknik gelişim, hareket, koordinasyon ve sosyal etkileşimi bir araya getirir.

Fitness ve fonksiyonel antrenman - Kuvvet, dayanıklılık, mobilite ve genel fiziksel uygunluk üzerine çalışılabilir.

Outdoor aktiviteler - Çalışanları ofis ortamından çıkararak hareketi sosyal bir deneyim hâline getirebilir.

Grup sporları - Takım çalışması ve iletişimi fiziksel aktiviteyle birleştirebilir.

Burada amaç mümkün olduğunca fazla aktivite sunmak değil; çalışanların gerçekten katılmak isteyeceği doğru seçenekleri oluşturmak.


Rekabet Değil, Deneyim

Kurumsal spor programlarının profesyonel spor mantığıyla tasarlanması da önemli bir hata olabilir. Çalışanların tamamı performans odaklı olmak zorunda değil. Bazıları için amaç daha aktif olmak, bazıları için sosyalleşmek, bazıları için stres atmak, bazıları için yeni bir spor öğrenmek olabilir. Bu nedenle başarılı bir kurumsal spor deneyimi “kim kazandı?” sorusundan çok, “Kim keyif aldı, kim kendini iyi hissetti ve kim tekrar gelmek istedi?” sorusuna odaklanmalıdır.


Geri Bildirim Programın Bir Parçası Olmalı

Çalışanlara bir aktivite sunup programı tamamlamak yerine, etkinlik sonrasında onların ne düşündüğünü sormak çok daha değerli bilgiler sağlayabilir. Basit birkaç soru bile yeterli olabilir:

Neyi sevdiniz?

Neyi geliştirebiliriz?

Başka hangi aktiviteleri denemek istersiniz?

Bu aktiviteyi tekrar yapmak ister misiniz?

Bu geri bildirimler bir sonraki programın tasarımını doğrudan besleyebilir. Böylece çalışan yalnızca programa katılan kişi olmaktan çıkar ve programın gelişimine katkıda bulunan bir paydaşa dönüşür.


Kurumsal Sporun Geleceği: Etkinlikten Deneyime

Geleceğin kurumsal spor programlarının yalnızca bir takvim maddesi olması gerekmiyor. Bir etkinlik düzenlemek kolaydır. Asıl değer, çalışanların hareketle tekrar tekrar buluşabileceği bir sistem kurabilmektir. Bu sistem bazen haftalık tenis dersleri, bazen grup fitness antrenmanları, bazen açık hava aktiviteleri veya farklı spor deneyimlerinden oluşabilir. Önemli olan şirketin ve çalışanların ihtiyaçlarına uygun olmasıdır. Çünkü kurumsal sporun amacı çalışanları sporcu yapmak değildir.

Onlara hareket etmeyi sevecekleri bir deneyim sunmaktır.

Ve belki de iyi bir kurumsal spor programının en önemli başarı göstergesi şudur:

Etkinlik bittiğinde çalışanların “Ne zaman tekrar yapıyoruz?” diye sorması.


Kaynaklar

Marin-Farrona, M., Wipfli, B., Thosar, S. S., et al. (2023). Effectiveness of worksite wellness programs based on physical activity to improve workers’ health and productivity: A systematic review. Systematic Reviews, 12, 87.

Pereira, M. J., Coombes, B. K., Comans, T. A., & Johnston, V. (2015). The impact of onsite workplace health-enhancing physical activity interventions on worker productivity: A systematic review. Occupational and Environmental Medicine, 72(6), 401–412.

Grimani, A., Aboagye, E., & Kwak, L. (2019). The effectiveness of workplace nutrition and physical activity interventions in improving productivity, work performance and workability: A systematic review. BMC Public Health, 19, 1676.

Yorumlar


bottom of page