Spor Yapan Çalışan Daha mı Verimli? Bilim Ne Diyor?
- Kadir Er

- 8 Ağu
- 3 dakikada okunur

Bir çalışanın performansını düşündüğümüzde aklımıza genellikle deneyim, yetkinlik, motivasyon, teknoloji ve çalışma koşulları geliyor. Ancak bütün bunların yanında çoğu zaman gözden kaçırdığımız başka bir faktör daha var: hareket etmek. Günün büyük bölümünü masa başında geçiren, toplantılar arasında bilgisayarından ayrılmayan ve iş yoğunluğu nedeniyle sporu sürekli erteleyen bir çalışan profili artık oldukça tanıdık. Peki düzenli fiziksel aktivite gerçekten çalışan performansını etkileyebilir mi? Bilimsel araştırmaların cevabı, düşündüğümüzden daha ilginç.
Spor Sadece Fiziksel Sağlıkla İlgili Değil
Egzersizin kalp-damar sağlığı, kas gücü ve fiziksel uygunluk üzerindeki etkileri uzun zamandır biliniyor. Ancak iş yaşamı açısından bakıldığında konu bundan daha geniş. İşyerinde uygulanan fiziksel aktivite programlarını inceleyen sistematik bir derlemede, farklı egzersiz türlerinin çalışanların fiziksel sağlığı ve iş yapabilme kapasitesi üzerinde olumlu sonuçlarla ilişkili olduğu görüldü. Araştırmada özellikle kardiyorespiratuvar uygunluk, kas gücü ve kas-iskelet sistemiyle ilişkili bazı şikâyetlerde iyileşmeler raporlandı. (PubMed)
Yani sporun çalışan açısından karşılığı yalnızca “daha fit olmak” değil. Daha rahat hareket edebilmek, fiziksel olarak daha iyi hissetmek ve çalışma kapasitesini desteklemek de bunun bir parçası.
Peki Verimlilik?
Burada biraz daha dikkatli olmak gerekiyor. “Spor yapan herkes daha üretkendir” demek bilimsel olarak fazla iddialı olur. Araştırmaların sonuçları, uygulanan programın türüne, süresine, katılım düzeyine ve ölçüm yöntemlerine göre değişebiliyor. Ancak işyerinde fiziksel aktivite ve sağlıklı yaşam müdahalelerini inceleyen çalışmalar, özellikle iş yapabilme kapasitesi, bazı performans göstergeleri ve devamsızlık gibi iş sonuçlarında olumlu etkiler görülebileceğini ortaya koyuyor. Bununla birlikte araştırmacılar, bu ilişkinin her programda aynı şekilde ortaya çıkmadığını ve uzun dönemli, daha güçlü çalışmaların hâlâ gerekli olduğunu vurguluyor. (PubMed) Bu ayrım önemli, çünkü kurumsal spor programlarının amacı çalışanı “daha fazla çalıştırmak” olmamalı. Amaç, çalışanın daha iyi hissettiği, daha sağlıklı kaldığı ve çalışma hayatını daha sürdürülebilir yaşadığı bir ortam oluşturmak olmalıdır.
Hareket, Yoğun İş Gününün İçinde Bir Ara Olabilir
Bir çalışanın gün içerisinde birkaç saat boyunca aynı pozisyonda kalması yalnızca fiziksel olarak değil, zihinsel olarak da yorucu olabilir. Egzersiz burada küçük ama değerli bir değişim yaratabilir. Bilgisayar ekranından uzaklaşmak, ayağa kalkmak, açık havaya çıkmak, birkaç dakika hareket etmek veya daha planlı bir spor aktivitesine katılmak çalışma gününün ritmini değiştirebilir. Ofis çalışanları üzerinde yapılan bir meta-analiz, fiziksel egzersizin genel ve mental yaşam kalitesi üzerinde anlamlı iyileşmeler sağlayabildiğini ortaya koymuştur. (PubMed) Bazen ihtiyaç duyulan şey daha uzun bir çalışma günü değil, daha iyi bir çalışma günü olabilir.
Kurumsal Spor Programlarının Değeri Burada Başlıyor
İK departmanları açısından asıl soru “Çalışanlara spor yaptıralım mı?” olmamalı.
Asıl soru:
“Çalışanlarımızın hareket etmesini ve sporu hayatlarına dahil etmesini nasıl kolaylaştırabiliriz?”
Çünkü bir spor salonu üyeliği sunmak ile çalışanların gerçekten hareket ettiği bir kültür oluşturmak aynı şey değildir.
Başarılı bir kurumsal spor programı;
çalışanların farklı fiziksel seviyelerini dikkate almalı,
ulaşılabilir olmalı,
katılımı zorunluluk gibi hissettirmemeli,
farklı spor seçenekleri sunabilmeli,
sosyal etkileşime alan açmalı,
sürdürülebilir olmalı,
mümkünse çalışan geri bildirimleriyle geliştirilmelidir.
Burada tenis, grup fitness çalışmaları, fonksiyonel antrenmanlar, açık hava aktiviteleri ve farklı seviyelere göre tasarlanan spor programları önemli alternatifler oluşturabilir.
Her Çalışana Aynı Spor Uygulanabilir mi?
Tabii ki hayır... Bir çalışanın tenis oynamaktan keyif alması, başka bir çalışanın grup fitness dersini tercih edeceği gerçeğini değiştirmez. Bu nedenle kurumsal spor programlarında tek bir aktiviteyi herkese sunmak yerine, çalışanların farklı ilgi alanlarına ve fiziksel seviyelerine hitap eden seçenekler oluşturmak daha anlamlıdır.
Çünkü sürdürülebilirliğin en önemli koşullarından biri keyif almaktır. İnsan sevdiği bir aktiviteyi tekrar etmek ister.
Sonuç: Daha Fazla Spor Değil, Daha Doğru Spor
Sporun iş yaşamındaki değeri yalnızca performans rakamlarıyla ölçülmemeli. Daha sağlıklı çalışanlar, daha iyi fiziksel kapasite, daha yüksek yaşam kalitesi, sosyal etkileşim ve çalışma hayatının sürdürülebilirliği birlikte düşünülmelidir. Bilim bize fiziksel aktivitenin işyerinde önemli bir potansiyele sahip olduğunu söylüyor. Ancak asıl farkı yaratan şey yalnızca sporun kendisi değil, spor programının nasıl tasarlandığı ve çalışanların bu programa ne kadar anlamlı biçimde katıldığı. (PubMed) Kısacası mesele çalışanlara “spor yapın” demek değildir. Onlara hareket etmek için gerçekten isteyecekleri, erişebilecekleri ve sürdürebilecekleri fırsatlar sunmaktır. Kurumsal sporun gerçek değeri de tam olarak burada başlıyor.
Kadir ER | Kadir Way Antrenör
+90 535 301 9867
Kaynaklar
Grimani, A., Aboagye, E., & Kwak, L. (2019). The effectiveness of workplace nutrition and physical activity interventions in improving productivity, work performance and workability: A systematic review. BMC Public Health, 19, 1676.
Marin-Farrona, M., Wipfli, B., Thosar, S. S., et al. (2023). Effectiveness of worksite wellness programs based on physical activity to improve workers’ health and productivity: A systematic review. Systematic Reviews, 12, 87.
Wang, X., et al. (2021). Physical exercise and health-related quality of life in office workers: A systematic review and meta-analysis.



Yorumlar